Ünlü Amerikalı Sigara Tüccarının Türkiye Hikayesi

 

Ünlü Amerikalı Sigara Tüccarının Türkiye Hikayesi

Manisalı Morrison ve Şinasi Hastanesi ; Halen Manisa da hizmet veren Şinasi Morris Hastanesi’nin hikayesi nedir ? Bu çocuk hastanesinin kuruluş öyküsünün ne kadar ilginç olduğunu biliyor muydunuz? Bakın ünlü sigara tüccarı nerelerden geçmiş.

Ünlü Amerikalı Sigara Tüccarının Türkiye Hikayesi

Yıl 1855, Manisa’da Safarat Yahudilerinden fakir bir ailenin bir erkek çocuğu olur. İsmini Morris koyarlar, doğum adıyla Musa Eskenazi (1855 – 10 Eylül 1928). Morris dokuz yaşında kuşpalazı hastalığına yakalanınca ölümle burun buruna gelir. Şinasi isimli bir Müslüman doktorun tedavisi neticesinde iyileşince, ailesi ona Şinasi isminide verirler. Bu bir vefa borcudur. Bu vefa anlayışı Morris’in ruhuna da işleyecektir.

Derken Morris on beş yaşına gelince fakir olan ailesine yardım etmek için Yahudi mezarlığında bekçi olarak işe girer. Okuma yazması olmadığından işten atılır. Sebebi ise, dışarıdan bir Yahudi ailesi gelir ve mezarlıktaki yakınlarının mezarını görmek ister. Fakat mezarın yerini bilmiyorlar. Morris ise okuma bilmediğinden mezarın yerini gösteremez. Bu aile durumu bölgenin Yahudilerine bildirerek Morris’i işten attırırlar. İş arayan Şinasi 1870 yılında henüz 15 yaşlarında yine bir Yahudi olan Garofolo isimli bir tütün tüccarının yanında işe girer. Kısa zamanda patronunun gözüne giren Morris gösterdiği başarıdan dolayı patronu tarafından Mısır’a götürülür. Orda da gösterdiği başarılardan dolayı artık patronuyla dost olmuştur. Morris 1890 yılında Amerika’ya gitmeye karar verir. Patronundan aldığı 25 bin dolar ile yeni dünyaya geçer. Orada Şikago Beynelmilel (uluslararası ) Fuarında bir sigara yapıştırma makinesi sergiler. Bu makine oldukça ilgi görür. Buradan kazandığı para ile hem Garofolo ya olan borcunu öder, hem de bir iş kurma imkanı bulur. Yıl 1903’e geldiğinde ABD devleti Akdeniz’de ticaret yapabilmek ve gemilerini geçirebilmek için sultan Abdulhamit’e başvurur. Sultan bu teklifi ABD’nin Osmanlıya HARAÇ vermesi karşılığı kabuleder. Yalnız bir şart daha koşar. Ve der ki: -bizden tütün de satın alacaksınız. Amerika bunu da kabul eder ve Osmanlıya HARAÇ verir. Bu arada Amerika’nın Osmanlıya haraç vermesi ilk kez Cezayirli Hasan Paşa’nın (kendisi öz Dedemin doğduğu şehirde doğmuş ve ölmüştür ; Şumnu, Bulgaristan) Akdeniz’de 2 Amerikan gemisine el koyması ile başlamış, George Washington hükümetinin 642.000 Altın ödemesi ve ticaret yapma hakkının ise yıllık 12.000 Osmanlı Altınına bağlanması ile 1795 de tescillenmiştir.

İşte bu tütün anlaşması Morris’in yolunu açar. Ege tütününü iyi tanır ve bağlantıları da vardır. Bu bağlantı avantajını iyi kullanır. Kısa sürede önünde geniş ufuklar açılan Morris, erkek kardeşi Solomon’u da Manisa’dan getirterek iş alanını iyice geliştirir. New York’ta Brodway 120, Sokakta SCHİNASİ BROTHERS COMPANY isimli bir sigara fabrikası kurar. Bu bina hala ayakta kalmayı başarmıştır. Kurduğu bu fabrikada Türkiye’den götürdüğü tütünleri kullanan Morris, kısa zamanda Türk tipi sigaralarla üne kavuşur. Türkiye’den özellikle Manisa ve Akhisar civarından aldığı tütünleri yine bu bölgeden götürdüğü usta ve kalifiye işçilerle yüksek kalite mamuller elde etmeyi başarır. 1903 yılında Selanik’te iş arkadaşı olan Jozef Ben Rubi’nin kızı Laurette ile tanışıp evlenir. Victoria , Juliette ve Altina isimli üç kızı ile Leon isimli bir erkek çocuğu olur. Artık Morris çok zengindir. Hatta yunan tebalı Yahudisi eşi için o döneme göre oldukça gösterişli bir malikane yaptırır. Malikanenin 52 odalı olduğu rivayet edilir. Bu günlerden diğer bir rivayette şudur: Morris Yunanistan’da bir basın toplantısı yapar. Bir gazeteci bir kağıda bir soru yazar ve Morris’e verir. Morris kağıdı yanındakine verir ve “Ben okuma bilmem sen oku”. der. Ardından başka bir gazeteci:-okuma- yazma bilmeden bu kadar zengin oldunuz, bir de tahsilli olsanız kim bilir ne olurdunuz? Morris şu cevabı verir:

– iyi bir mezar bekçisi olurdum!

1916 yılında şirketinin tüm haklarını Amerikan Tabacco Company’e satar. Ve iş hayatından çekilir. Bu arada 1916 yılında şirketinin tüm haklarını Amerikan Tabacco Company’e satar. Ve iş hayatından çekilir. Bu arada şu an dünya tütün devi olan Philip Morris Company (Marlboro) ile Manisalı Şinasi Morris’in bir alakası olmayıp, Şirketin hikâyesi 1847 yılında Londra’nın Bond Caddesi’nde Philip Morris adlı kişi tarafından tütün ve hazır sigaraların satıldığı dükkan ile

başlamıştır. 1902 yılında Gustav Eckmeyer tarafından satın alınarak faaliyete geçmiştir. 1919 yılında Philip Morris Company Limited Incorporation adıyla Virginia’da kurulmuş ve bu yıl Philip Morris’in taçlı logosu kullanılmaya başlanmıştır. 1924 yılında Philip Morris, Marlboro’yu piyasaya çıkartmıştır. Gerisini bilirsiniz. Peki, halen Manisa da hizmet veren Şinasi Morris Hastanesi’nin hikayesi nedir? Morris 1928 yılında memleketi olan ve doğup büyüdüğü yer olan Manisa’yı hiç unutmaz. O kadar ki yaptırdığı evi Türk stili yaptırır ve içini de yine Türk şark tarzı ile döşer. Çocukluğunda çektiği hastalığı ve gördüğü vefayı da unutmaz. Bu amaçla bir milyon dolarlık bir bütçe ayırır. Bunu 800 bin doları ile bir hastane yaptırır. Bu hastane çocuk hastanesidir. Bu hastanenin çok geniş arazisi vardır ve burada inek, koyun, keçi ve tavuk gibi hayvanlar beslenir ve sebze ve meyve yetiştirilir ki çocukları taze besinlerle beslesinler diye. Yine bu hastanenin faytondan Ambulansı ve başhekimin faytondan makam aracı vardır. Bütün bu ayrıntılar bizzat Morris tarafından düşünülmüştür. Geriye kalan 200 bin dolarla da devlet tahvili alarak; bu tahvillerin getirisi olan 33 bin dolar her yıl iki taksit halinde Morris Şinasi Çocuk Hastanesine gönderilir. Morris Şinasi kurduğu bir vakıfla hastanenin geleceğini de düşünmüştür; Chemical Bank Of New York’u da mutemet tayin etmiştir. Chemical Bank 31 Mart 1996 tarihinde ‘The Chase Manhattan Bank’ ile birleşir ve fon The Chase Manhattan tarafından devralınır. Fon banka tarafından başarılı bir şekilde yönetildiğinden 1933 yılından beri her yıl düzenli bir şekilde yıllık getirişi Morris Şinasi Hastanesi’ne bağışlanmaya devam eder. Üç yılda bir kurduğu vakfın mütevelli heyeti Türkiye’ye gelerek, Manisa’da hastaneyi ziyaret etmekte ve yapılan işleri yerinde denetlemektedirler.

Sigara sağlığa zararlıdır ! Kalp Krizi, Bürger Hastalığı, Akciğer Kanseri, Migren, Astım, KOAH, Psikolojik sorunlar, Ritm bozuklukları gibi birçok hastalık ile doğrudan ilişkisi saptanmıştır. Aşağıda sigara içenler için bir resim konulmuştur. Lütfen resime dikkatlice bakınız, sigara içen bir hastanın akciğeri ile sigaraya mağruz kalmamış ve trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiş bir hastanın akciğerinin görüntüsü oldukça barizdir. Lütfen vücudunuza zarar vermeyiniz.

PddASU.jpg